Kendinizi test edebileceğiniz İngilizce videolar. Önce videoyu izleyin, sonra kağıt ve kalemi elinize alarak İngilizce kelimeleri yazarak tekrarlayın. İyice pekiştirene kadar devam edin. Unutma olasılığına karşı da belli aralıklarla videolara dönüş yaparak, bunun önüne geçin.
NOT: İstek ve önerilerinizi aşağıdaki yorum kısmına yazabilirsiniz.
ORJİNAL KLİP: https://www.youtube.com/watch?v=1TO48Cnl66w
SÖZLERİ VE TÜRKÇE ÇEVİRİSİ:
| Thank You | Teşekkür Ederim |
| My tea’s gone cold, I’m wondering why I got out of bed at all | Çayım soğumuş, neden yataktan kalktım diye düşünüyorum |
| The morning rain clouds up my window and I can’t see at all | Sabah yağmuru camımı buğulandırdı, hiçbir şeyi göremiyorum |
| And even if I could it’d all be grey, but your picture on my wall | Görebilsem bile her yer gri olurdu ama duvardaki fotoğrafın |
| It reminds me that it’s not so bad | Bana her şeyin o kadar da kötü olmadığını hatırlatıyor |
| It’s not so bad | O kadar da kötü değil |
| I drank too much last night, got bills to pay | Dün gece fazla içtim, ödenecek faturalar var |
| My head just feels in pain | Başım ağrıyor sadece |
| I missed the bus and there’ll be hell today | Otobüsü kaçırdım, bugün cehennem gibi geçecek |
| I’m late for work again | Yine işe geç kaldım |
| And even if I’m there, they’ll all imply that I might not last the day | Orada olsam bile herkes günü çıkaramayacağımı ima edecek |
| And then you call me and it’s not so bad | Sonra sen arıyorsun ve her şey o kadar da kötü olmuyor |
| It’s not so bad and | O kadar da kötü değil ve |
| I want to thank you for giving me the best day of my life | Bana hayatımın en güzel gününü yaşattığın için sana teşekkür etmek istiyorum |
| Oh just to be with you is having the best day of my life | Ah, sadece seninle olmak bile hayatımın en güzel gününü yaşamak gibi |
| Push the door, I’m home at last and I’m soaking through and through | Kapıyı itiyorum, sonunda eve geldim, sırılsıklam olmuşum |
| Then you handed me a towel and all I see is you | Sonra bana bir havlu uzatıyorsun ve gördüğüm tek şey sensin |
| And even if my house falls down now, I wouldn’t have a clue | Şimdi evim başıma yıkılsa bile fark etmem |
| Because you’re near me and | Çünkü sen yanımdasın ve |
| I want to thank you for giving me the best day of my life | Bana hayatımın en güzel gününü yaşattığın için sana teşekkür etmek istiyorum |
| Oh just to be with you is having the best day of my life | Ah, sadece seninle olmak bile hayatımın en güzel gününü yaşamak gibi |
| I want to thank you for giving me the best day of my life | Bana hayatımın en güzel gününü yaşattığın için sana teşekkür etmek istiyorum |
| Oh just to be with you is having the best day of my life | Ah, sadece seninle olmak bile hayatımın en güzel gününü yaşamak gibi |
